Yunanistan Gezi Rehberi: Bütçe Dostu Tatil



Uygun fiyatlı, muhteşem bir deniz tatili yapmak isteyenler el kaldırsın!

Hemen Yunanistan'a acilen gitmek için 5 sebep sayıyoruz:

  1. Bütçe dostu fiyatlar

  2. Çok lezzetli yemekler

  3. İzdihamdan uzak muhteşem denizler

  4. Sıcak samimi insanlar

  5. Çok eğlenceli akşamlar

İkna olanlara Yanya, Parga, Meteora, Kalambaka, Volos, Makrinitsa, Selanik ve Kavala'yı göreceğimiz 1 haftalık Yunanistan turu hikayemiz geliyor..



Bayram tatiline sayılı gün var, şirket haftayı birleştireceğini açıklamış.

Maaşımızı koyduk ortaya, bütçe kısıtlı..

Şimdiki kusursuz planlamalarımızdan çok uzakta, henüz acemiyiz.

İlk birlikte yurt dışı deneyimimiz olacak, internette tur paketleri araştırırken butik bir acentenin arabayla 1 haftalık Yunanistan turunu seçtik.


Sıcak bir Temmuz akşamı 15 kişilik grubumuzla gece yolculuğundayız.

Grupta en genç çift biziz, kalan 13 kişi bizi çocuğu gibi sahiplenmiş, yapılan oturma düzeninde bize söz hakkı düşmediği gibi, payımıza da Vitonun en arka tekerlek üstü gelmişti.

Sıkış tıkış oturduk yerimize..

(Sonraki günler, akşam inerken hırkamı en ön koltuğa koyunca sabah geç binsek bile -hırka konulmuş- diyerek kimsenin oturmadığını keşfedince, yolculuğumuz daha keyifli hale gelecekti.)



Yunanistan'da görülecek yerler sayısız; öyle bir Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluğu harmanı ki her yer tarih, her yer gezilecek ve araştırılacak eser dolu.

Atina ve çevresi ayrı, Ege Denizi'ne dağılmış adaları apayrı..


Bu turumuzda Yunanistan'ın batısındaki İyonya Denizi'ni ve doğa harikalarını keşfettik. 1 haftanın nasıl planlandığını ve ulaşım konularını şurada anlatıp, görülecek şehirleri bu rotaya göre sıraladık.

  • Yanya

Yunanistan’ın Epir bölgesindeyiz ve bölgenin en büyük şehri tarihi M.Ö. 500'lere uzanan İoannina..

1431 yılında Osmanlı hakimiyetine geçip Yanya adını alan şehrin her köşesinde 500 yıl hüküm süren Osmanlı’dan izler görüyoruz.

Yanya Kalesi Bizans döneminde yapılmış ve Yunanistan'ın en eski kalesi olma özelliği taşıyor.

Şehir Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra 17 yy.’da Aslan Paşa tarafından Osmanlı'nın gücünü göstermek için bu kalenin en yüksek noktasına Aslan Paşa Cami inşa edilmiş.

Hatta önce mescit olarak yapılıp ardından Ali Paşa emriyle camiye dönüştürülmüş.


Tepedenli Ali Paşa'nın şehri diyorlar, görülecek yerlerin çoğu O'na ait, O'nu anlatan eserler.

Fethiye Cami'ni ve bahçesinde bulunan -Ali Paşa'nın başsız bedeninin yattığı söylenen- Ali Paşa Türbesi'ni ziyaret ediyoruz.


Şehrin tam merkezinde çok güzel bir nefes alma yeri Pamtovida Gölü.. Etrafında kafeler, restaurantlar dizilmiş. Gölün ortasında da Ali Paşa'nın yaşadığı ev bulunuyor. 5 Euro karşılığıda tekneyle adaya geçip Ali Paşa Müzesi'ne girebilirsiniz.

Bizans ve Osmanlı eserleriyle dolu, doğayla iç içe tam bir huzur şehri Yanya..



  • Parga

Epir bölgesinde deniz kıyısına doğru ilerliyoruz. Preveze'ye bağlı çok güzel bir balıkçı şehri Parga.

Kanuni Sultan Süleyman'ın sağ kolu, yaşadığı döneme damga vurmuş damat Pargalı İbrahim Paşa'nın memleketindeyiz.

Sahilde restaurantlar yan yana sıralanmış. Evler tepeye doğru rengarenk serpilmiş.

Daracık sokaklarında hediyelik dükkanlarını ve butiklerini gezerken, dondurmacıdan dondurmanızı alıp -sıcaktan bayılmayacaksanız- yokuş yukarı istikamet Venedik Kalesi.

Tepeye çıkıp Parga'yı yukarıdan bir izleyin, sonra koşarak kendinizi plajlara atıp serinleyin.

Parga'nın plajları çok güzel!

Gözyaşı gibi berrak denizlerde yüzüp, akşamında tavernalarda eğlenirken, muhteşem deniz ürünleri yiyebilirsiniz.

Deniz ürünleri demişken; porsiyonlar kocaman geliyor bizi fazlasıyla mutlu etmeye yetiyor.

Turist akını yok, henüz pek keşfedilmemiş.

En büyük plajı Valtos ama tüm plajları aynı güzellikte deniz sunuyor.

Çok daha sakin olan 4 km uzaklıktaki Linchos.

1 günümüz daha olsa ver elini Korfu Adası diyecektik. Korfu gece eğlence hayatıyla adını duyurmuş bir ada, gelmişken vaktiniz varsa bir uğrayın eller havaya oynayın.



İlk gün tekneyle Linchos’a gittik, 2.gün merkezdeki Valtos plajındaydık.

Linchos çok sakin, Valtos kalabalıktı.


Neyse Valtos'ta tüm grup plajın en arka köşesinde yuvarlak bir locada hep birlikte şemsiyenin altında oturdular.

Biz ayrılıp kendimize denize sıfır boş şezlong bulduk.

Deniz kıyısında güneş gören bir yere geçmeye çalıştığımızı fark eden grubumuz ‘başınıza güneş geçer buraya gelin’ diye tutturdu!

Güneşlenmeye geldik diyorum dinleyen yok.

Uyarılara rağmen ardımıza bakmadık pişman değiliz..

Ama manipülasyonlar bitmiyordu.

Akşamında Gündüz'ün -en arka koltukta klimayı yemekten- boynu tutulduğu için rehberimize eczane bulmayı teklif ettim ve bulduk.

Gündüz yolda inip eczaneye doğru yürümeye başladığı anda..

Yine canım grubumuz hep bir ağızdan haykırıyor: 'Geel, biz de ilaç var geri döön!!!'

Sıkıştığım en arka koltuktan ‘Sakın dönme, kaç Euroysa ver ilacını al’ diye enerji göndermeye çalışıyorum ama daha ilişkimizin başları yeterli psişik bağı kuramamışız..

Ve aşırı yardımseverlik karşısında eczaneye girmeden geri döndü.

Yanlarındaki ağrı kesiciyi de 1 kez kullanıp ayıp olmasın diye tekrar isteyemedik.

Kendi merhemimizi doya doya her yerimize sürebilme rahatlığını da elimizden almışlardı..

Böylece Gündüz boynunda araba yastığı, havlu vs. konmuş bir halde yaşlı dede gibi eşlik etti 1 hafta.



  • Metsovo

Meteora'ya geçerken kahve molası verdiğimiz peynirleriyle ünlü küçücük bir şehir Metsovo, bir saatte sokaklarında yürüyüp dolaşarak temiz havasını soluduk.



  • Meteora

Artık manastırlar vadisindeyiz, UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Meteora'nın anlamı ‘havada asılı olan’ demekmiş.

Yerden yüksekliği 300 metreyi bulan taşlar milyonlarca yılda su, rüzgar aşındırmaları ve depremlerle oluşmuş. Tepelerindeki mağaraları da 11 yy.’da rahipler ibadet yeri olarak kullanırken, 14 yy. Bizans Dönemi'nde Türk akıncılardan saklanmak için bu korunaklı zirvelere manastırlar inşa etmeye başlamışlar.



'İnşa etmişler' demek bu görkemi yeterince açıklamıyor çünkü inşaat malzemelerinin yüzlerce metre yüksekliğe iplerle çekilmesini hayal etmek bile çok güç..

Tabii o zamanlar savaşlardan korunmak ve giriş çıkışları tamamen kontrol edebilmek için merdiven ya da karadan ulaşım yapılmamış, yalnızca sarkıtılan iplerle inip çıkılıyormuş!

24 manastırdan yalnızca 6 tanesi günümüze savaşlarda zarar görmeden gelebilmiş ve hepsi de ziyarete açık. Tur acenteleri Büyük Meteoron Manastırı’na öncelik veriyorlar.

Diğerleri; Varlaam, Roussanou, Anapausas, St. Stephen ve Trinity Manastırları.

Trinity Manastırı James Bond-Your Eyes Only filmi çekilen yer olarak turistlerin gözünde bir ayrı önemli.


Zirveye ulaşmak, inişler ve çıkışlar gerçekten uzun ve yorucu. Ayakkabılarınız rahat olsun, manastırların içini gezmek uzun sürmese de merdiven tırmanırken yeterli çile çekiliyor..

Çıktığınızda Meteora ve çevresini panoramik görebilir, güneş batarken harika manzaralar yakalayabilirsiniz.




  • Kalambaka ve Kastraki

Teselya Ovası'nda Pindos dağlarının eteklerindeki bu iki kasaba Meteora’ya gelenlerin uğrak noktası. Konaklamak isterseniz uygun fiyatta oteller bulabilirsiniz. İkisi de çok sakin yerleşim yerleri fakat Kalambaka biraz daha büyük ve daha turistik.



Meteora gezisinden sonra turun 30 Euro bedelli özel(?) yemeğine katıldık; 2 seçenek var et ve musakka..

(İşte birlikte ilk yurt dışı gezimiz ve tur şirketiyle gitmişiz, acemiyiz diyorum.

Bu günlerden sonra gitgide uzmanlaşacak; kendi muhteşem planlamamızdan şaşmayacak, dünyayı gezerken karnımızı 3-5 Euroya doyurmasını bilecektik.)

Grup bize karışmaya bayıldığı için ‘musakkası meşhur, musakka yiyin’ diyor?!

Ve Gündüz yine gözlerimden göndermeye çalıştığım ‘annemiz verse yemeyiz, et söyle’ mesajımı almayıp, grubun etkisiyle musakka söylüyor.

Ben et söylesem ne fark eder; musakkayı çatalın ucuyla tadıp hemen tabaklarımızı değiştirdi ve kabak yine bana patladı..



  • Makrinitsa Köyü

Volos şehri manzaralı Pelion Dağı sırtlarına kurulmuş tarihi Makrinitsa Köyü UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.

Epey virajlı ve dimdik çık çık bitmeyen yollardan ulaştık ama nam-ı diğer Pelion’un balkonu (Pelion's Balcony), yeşilin arasında bembeyaz evleri ve daracık sokaklarıyla buraya ulaşmanın zorluklarını unutturdu.

Volos'u ayaklarınızın altına seren restaurantlarında manzaraya karşı akşam yemeğinizi yiyip, seyir terasında şehri izleyerek vakit geçirebilirsiniz.


Tur acentesinin gezi planında Volos yazılı ama merkeze uğramadan doğruca Pelion Dağı'na çıktık ardından Portaria bölgesindeki otelimize yerleştik.

Volos'un merkezini görmeyecek miyiz? soruma cevap hep bir ağızdan ‘şehrin havası basıkmış o yüzden gitmiyoruz’ diyorlar..

E bize göreceğiz dendi?! Ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey..

Ertesi sabah çıktığımız gibi geri inerken belki ucundan şehir merkezini görürüz diye umutlansam da, ilk sapaktan sapıp denize gireceğimiz Millies Köyü'ne vardık.

Yine Volos'u göremedim, zaten havası basıkmış..


Pelion Dağı eteklerinde bulunan Millies Köyü turistik demir yoluyla biliniyor, çok güzel yürüyüş patikaları bulunuyor. Ama biz burada deniz güneş kum keyfi yapacağız.


Plaj 1.80 boyundaki 1 kişinin denize doğru dik yatabileceği yol kenarında bir şerit.

Boyunuz 2 metre olsa ya kafanız otobanda kalacak, ya ayaklarınız suda..

Tamam abartmayalım ama bu plaj Parga'nın renkli keyifli ortamını aratıyor; bu günümüzü de geri dönüp Parga'ya ekleme seçeneği istiyoruz.



  • Selanik

Büyük İskender'in kız kardeşi Thessaloniki'den ismini alan Selanik şehrindeyiz.

Roma, Bizans, Osmanlı imparatorluklarıyla 2300 yıllık geçmişe sahip tarihi bir şehir burası. Ama bize en çok Atatürk'ü hatırlattığı için inanılmaz sıcak ve samimi geliyor.

Sokaklarında yürüyerek kaybolmalık çok keyifli ve huzurlu bir şehir, kalabalığı da çok tadında -ne izdiham ne ıssız- tam ortası.

Selanik görülecek yerler ilk durağımız Aya Dimitri Kilisesi.



Ardından Ata’mızın doğduğu ev Atatürk Evi Müzesi'ne koşuyoruz.

Daha evin sokağında insanların yarattığı kardeşlik sinerjisiyle içiniz bir tuhaflaşıyor. Bu hissi daha önce Anıtkabir'de de yaşamıştık.

Giriş ücretsiz ve evin odalarında heykellerle çocukluk, öğrencilik, askerlik hayatı anlatılmış.

Odadan odaya dolaşırken birden karşınıza köşe koltuğunda oturan Mustafa Kemal Atatürk çıkıyor. En etkileyici kısım bu çünkü yeterince duygulanmışken bir de O'nu görünce gözyaşları sel..



Ardından Osmanlı eseri Beyaz Kule ve UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Ayasofya Cami’ni görüyoruz.

Alışveriş caddesi Tsimiski'de dolaşmak çok keyifli.

Tsimiski'den sonra hemen şehrin ana meydanı Aristotelous Square'de frappe içerek dolaşabilir, kordon boyuna geçip deniz kenarından yürürken karşınıza çıkacak şemsiyelerde hatıra fotoğrafınızı çektirebilirsiniz.

Frappe demişken; bizim Türk kahvesine gösterdiğimiz sevgi ve saygıyı burada frappeye gösteriyorlar, gelmişken bir deneyin.

Akşamında ise eğlence yeri Ladadika!


Selanik’te nerede konaklanır? dersek; lüks ve üst segment oteller Aristoteles Meydanı'nda sonra Tsimiski'de.

Navarino Meydanı da tercih edilebilir.

Tavernaların arasında kalmak isterseniz de Ladadika ve de deniz manzaralı odalar için sahil bölgesi.


Son gün Kavala'nın masmavi sularında son kez serinleyip akşamında dönüşe geçtik.

Gündüz’ün doğum günü bugün.

Birebir aynısını Tekirdağ mola yerinde 5 liraya görünce çok üzülsekte, 10 Euro'ya alarak kazıklandığımız Kavala kurabiyecisinde biricik grubumuzla pasta kestik.


Ve aracın -ilk günkü gibi- en arka koltuğunda gece yorgunluktan uyuyakalırken Gündüz’ün boynu hala tutuk, çok güzel anılar biriktirdiğimiz, çok güldüğümüz, bol yüzdüğümüz bir tatili bitirmiş oluyoruz.


İyi ki doğdun Gündüz!!



Yunanistan turuyla ilgili diğer yazımız; 1 Haftalık Alternatif Yunanistan Gezisi


83 görüntüleme

Merhabalar!

Bir yanımız dünyayı gezmek istiyor; diğer yanımız evin kapısından çıkmak istemiyor..

Biz Gündüz ve Begüm;

anılarımızı, uğraşlarımızı önce

kendimiz için bir yerde toplamak

ardından başkalarına da yardımcı olabilmek için paylaşmak istedik.

Sosyal Medyada

Bizi

Takip Edin.

  • Beyaz Spotify Simgesi

Buciftyaziyor'u

Spotify'da

Dinleyin.

BuCiftYaziyor © 2020

Bu sitenin tüm hakları saklıdır.

Bu sitedeki tüm yazı ve görsellerin kullanım hakkı site sahibine aittir.

İzinsiz olarak kopyalanamaz, alıntı yapılamaz veya başka yerde yayınlanamaz.